Karda Bisiklet Sürmek, Kış Sezonu 1. Dağ Bisikleti Turu

Kışın Bisiklet Sürmek, Kış Mevsimi 1. Dağ Bisikleti Turu

Bugünkü turun anlatımına geçmeden önce değinmek istediğim birkaç husus var onlardan kısaca bahsedip asıl konumuza döneceğiz.

Öncelikle başlıkta bahsettiğim birinci bisiklet turu  benim yaptığım veya kışın yaptığım ilk tur anlamına gelmiyor, sitede bahsettiğim ilk tur olduğu için öyle yazdım.

İkinci olarak; yaşadığım şehir olan Kütahya ili, Yellice Dağı eteklerine kurulmuş bir il, bu dağ ve komşusu Radar dağ bisikleti açısından zengin doğal parkurlara sahip. İlerleyen dönemlerde bu bölgelerde şu ana kadar keşfettiğimiz bütün parkurları resimleri ile birlikte harita üzerindeki rotasını sizlere dosya olarak sunmayı düşünüyorum.

Bisiklet grubumuzun sahip olduğu ekipman zenginliğini kullanıp bir YouTube kanalı açma projesi de var fakat bundan detayları ile daha sonra bahsetmek  uygun olacaktır.

Son olarak kışın bisiklet binmenizi kolaylaştıracak bisiklet parça yükseltmeleri ve ipuçları ile ilgili yayınladığımız Karda bisiklet sürmenizi kolaylaştırabilecek 4 çözüm önerisini okumanızı tavsiye ederim.

Tura hazırlık

Hava durumuna baktım. Hafta sonu kar yağışlı olarak gösteriyordu. Cumartesi sabahı yağan kar soğuk sayesinde erimedi. Cumartesi akşamı Kütahya MTB grubuna bisiklet turuna gelmek isteyen olup olmadığını sordum. Emre ile anlaşıp pazar sabahı saat 10’da buluşmaya karar verdik.

Pazar sabahı 9 da kalktım. Hava durumunu tekrar kontrol ettim. Şehir merkezinde -1 coğrafi değerlere göre gideceğimiz yerde -4 civarı olacağını tahmin ederek kıyafetlerimi hazırlamaya başladım. Soğuk havalarda bisiklet binmek için gerekli bisiklet kıyafetlerine sahip olmanız büyük önem taşır.

Hazır olduğumda ayaktan başa doğru. Kalın bir çorap, spor içlik, dar paçalı eşofman, bisiklet eldiveni üzerine rüzgar geçirmez başka bir eldiven, spor içlik (üst), polar, rüzgarlık, buff ve koşu bandanası vardı. Önceki tecrübelerimden eminin olduğum birşey varsa o da kışın bisiklet binerken en çok ellerin üşüdüğü bu yüzden çift kat eldiven giymeniz sonuna kadar tavsiye edilir.

Ekipmanlarımı da alarak bisikletimle buluşma noktasına doğru yola çıktım.

Saat 10 da buluşma noktasına varıp Emreyi beklemeye başladım.

Yoldan geçen tek tük insanların uzaylı görmüşcesine dik dik bakması, daha yanımdan uzaklaşmadan benim hakkımda kendi aralarında konuşmaya başlamaları şu ülkede oldum olası nefret ettiğim şeylerden birisi.

5 dakika sonra Emre göründü.

Kütahya soğuğunun hafife alınmayacağını bilen Emre üzerine 5 kat kıyafet giymiş. Selamlaşıp son hazırlıklarımızı da tamamladıktan sonra yola çıktık. Muhabbet ederek hafif tempo ile sokakları birer birer tırmandık.

Kütahya’da Yellice Dağından önceki son mahallelerden biri olan olan Maltepe Mahallesinde bulunan Ressam Ahmet Yakupoğlu Parkı

Bisikletlerimizle Yellice Dağından önceki son düzlüğe vardığımızda Emre kıyafetlerinden birini çıkartmak için çantasını otobüs durağına koydu. O ara duraktaki teyze;

– Nereye gidiyonuz oğlum siz?

+ Ama dikkat edin oğlum üşürsünüz bu havada, geçen sene birisi donarak öldü dağda.

Burada bir dakika durun. Bunu, geçen sene kış mevsiminde, Onur ile çıktığım yine böyle bir turda, dağın asfalt zirvesinde karşılaştığımız bir greyder sürücüsünden de duymuştum. Ya bu teyze ile greyder sürücüsü aynı kişiden bahsediyor yada her sene Yellice’de birisi donarak ölüyor.

Buyrun o günden bir kare;

Teyzemize iyi dileklerde bulunup son düzlükte dağa doğru tekrar yola koyulduk. Tepesi dumanlı dağlar bizi bekler.

Yerleşim yerinin bitiminden önceki son bakkaldan abur cubur alarak ilk mola yeri olan Birinci Çeşmeye doğru yola koyulduk.  Devam etmeden önce şunu açıklayayım. Bu dağa çocukluğumdan beri birçok kez tırmandım. 3 yıldır aktif olarak bisikletle tırmanıyorum. Zaman içinde gide gele ve keşfederek yol üzeride bulunan yerler ve ayrımlar çeşitli isimler aldı. Mesela daima ilk mola yerimiz olan %15 eğimli rampada bulunan çeşme; İLK ÇEŞME adını aldı. Bir diğer örnek olarak zaman içinde keşfettiğimiz doğal dağ bisikleti parkurlarının yoğunlukta bulunduğu asfalt-toprak yol ayrımı YARI ZİRVE adını aldı. Bu terimleri bahar aylarından itibaren harita üzerinde ve resimlerle Kapsamlı Yellice Dağı Dosyasında açıklayacağım.

İlk çeşmede biraz dinlendikten sonra yola devam ettik.

Virajdan sonra;

Şehir manzaralı ve yerli vatandaşlar tarafından genellikle alkol tüketmek için araba ile gelinen yerde durarak birçok fotoğraf çektik.

Hava sıcaklığı dondurucu, bayırlar dik ve yorucu, yollar buz pisti gibi kaygan fakat Emre gülümsemeye devam ederek favori pozunu veriyor;

Bu kadar yeter tırmanmaya devam ediyoruz fakat büyük bir sıkıntı var. Daha önce hiç bu kadar buzlu görmemiştim bu yolu. Patinajsız kalkış yapmak, bisikleti sabit tutup düz bir çizgide tırmanmak neredeyse imkansız. Haliyle yorucu bir tırmanış oluyor.

Emrenin  ön tekeri kayarak dengesini kaybetmesinden milisaniyeler önce;

Tırmandıkça manzara insana huzur veriyor, adeta içinizi ısıtıyor.

Bir sonraki virajda  fotoğraf çekmek için tekrar duruyoruz. Yanımıza bir köpek geliyor. Belli ki karnı aç.

Emre;

– Lan oğlum olsa da ekmek falan versem senin yiceğin hiç bişey yok bende.

– Al mandalin ye…

Köpek o kadar aç ki mandalinleri saniyeler içerisinde tüketti;

Ara sıra ani hızlanmalarla Emre’nin önüne geçerek ondan uzaklaşıyorum. Sonra bir noktada durup o gelene kadar fotoğraf çekiyorum.

Fotoğrafta Emre’nin gelişi gözüküyor fakat çok küçük görmek gayet zor.

Emre gelince telefonu ona veriyorum. Fotoğraf çekmeye  devam ediyor.

Bir sonraki dinlenme yeri olan Kırmızı Çeşmeye ulaşıyoruz. Su sesinden başka bir ses olmaması ve manzara insanı rahatlatıyor.

Emre ile  birlikte çıktığımız turlarda daima Bayrağımız yanımızda bulunuyor.

Biraz dinlendikten sonra tırmanışa devam etmek üzere yola çıkıyoruz. Önümüzde Bir Viraj kaldı sonra inişe geçeceğimiz Yarı Zirve yol ayrımına ulaşmış olacağız.

Daha on metre yol almamıştık, fotoğraf çekmek için tekrar durduk. O anda bir ses duymaya başladık. Arkamıza baktığımızda karları kürüyerek gelen greyderi gördük. Ben boş boş bakıyordum, o ara Emre’nin greydere doğru  gittiğini gördüm. Greyderi durdurarak kapısının yanına geldi.

Emre;

-Abi 2 dakka duruver.

Sürücü (geçen sene Onur ile gördüğümüz greyderin sürücüsü);

-Noldu

Emre;

-2 dakka karları küreme de fotoğraf çekinem.

Bu diyaloğa şahit olan benim şok olmuş bakışlarımdan ciddi manada bizi bekleyen greyderi farketmem geç  oldu. Emre resmen ayaküstü greyderi fotoğraf çekme bahanesi ile durdurdu. Ben şaşkınlıkla bakınıyorum Emre karşıdan hadi çek diyo.

Sonuç 26 Poz fotoğraf 1 adet video…

Gitti bide adama ”Eyvallah Abi” dedi yolladı adamı yoluna.

İniş,

Son virajı da aşarak Yarı Zirve yol ayrımında durduk. Abur cubur atıştırdıktan sonra inişe geçtik. Kar yerdeki çukurları kapladığından iniş tamamen sürprizlerle doluydu bizim için.

İniş işin en zevkli ve bölünmek istenmeyen tarafı olduğu için inişe dair az fotoğrafımız var. Bunlardan birisi yukarıdaki fotoğrafta bulunan çam ağaçlarının arasındaki boşlukta çekildi. Emre indiğimiz yeri gösteriyor.

Dar patikalardan inmeye devam ediyoruz.

Bir yandan altımızdaki bisikleti kontrol etmekte zorlanıyoruz, bir yandan dönüşlerde kaydırmanın zevkini yaşıyoruz.

Ve son olarak da 30 dakikalık inişin son bölümünden bir kare. Bu kısıma Uçurum İnişi adını verdim. Fotoğrafta belli olmasa da patikanın sol tarafı yaklaşık 25 metrelik bir uçurum. Ve 30 santimlik dar patika bazı yerlerde kaymaması için dallarla sağlamlaştırılmış.

Turumuz yerleşim yerine girince son buldu. Emre ile vedalaştık. Benzinlikte bisikletimi yıkadıktan sonra eve döndüm.

Parkurun detaylı harita, süre ve teknik iniş kısımlarını bahar ayından itibaren paylaşmaya başlayacağım.

Bisikleti seviyorsanız dört mevsim pedallayın. Karda pedal basmanın zevkini almanızı tavsiye ederim.

Facebook ile yorum yapın.

Halil Cin Yazar:

Kütahya doğumlu, bisiklet, dağcılık, gezi, tur, koşu, kamp tutkunu, 22 Yaşında doğa hastası birisi.

Tek Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.