Kış Mevsiminde Koşarken Yapılan 7 Basit Hata

Kış mevsiminde düzenli koşu yapmak güçlü bir irade ve azim gerektirir. Eğer kışın koşan tecrübeli bir koşucu iseniz veya koşmaya bu mevsimde başlamaya karar veren birisi iseniz sizleri tebrik ediyor ve önünüzde eğiliyoruz. Çünkü birçok insanın yapamadığı birşeyi başarıyorsunuz.

Eğer koşuya yeni başlayan biriyseniz Koşuya Yeni Başlayanlara Rehber 5 Önemli Bilgiye göz atabilirsiniz.

Hangi seviyede koşucu olursanız olun kışın koşarken yapılan 7 hatadan birisini bir zamanlar yapmış veya şu an yapıyor olabilirsiniz. Eğer yeni başlıyorsanız sizleri bu konularda bilgilendirerek koşu açısından daha verimli bir kış mevsimi geçirmeniz için çabalayacağız.

Soğuk Havadaki Koşularda Yapılan 7 Basit Hata ve Bunlardan Kaçınma Yolları

1. Koşu Hedefinizi Çok Hızlı Artırmak.

İlk hafta toplamda 5 veya 10 kilometre koştuktan sonra ikinci hafta bunun iki katını hedeflemek. Bu yapılan en yaygın hatalardan birisi. Burda dikkat edilmesi gereken vücudunuza soğuk hava şartlarına uyum sağlaması için gereken vakti tanımak.

İlk hafta 10 kilometre koşmayı başarmanız içinci hafta 20 km koşabileceğiniz veya koşmanız gerektiği anlamına gelmez. Bu durum sizin koşu kondüsyonunuza faydadan çok zarar sağlarken sakatlanma riskinizi de gözle görülür bir biçimde artırır.

Yakın çevremden bir arkadaşım benim 3 ay sonunda ulaşmaya çalıştığım koşu temposuna 3 hafta içerisinde ulaşmayı denedi. Peki sonuç?

İkinci hafta bacağında oluşan keskin bir acı sonucu hastaneye gitti. Doktor aşil tendonunu fazla zorlayarak zedelediğini söyledi. Sonraki 1 ay boyunca bırakın koşmayı yürürken bile ağrı ve acı hissetti.

Yavaş başlamaktan korkmayın. Bunun size bir zararı olmayacaktır. Vücudunuzu dinleyerek hedefinizi her hafta ortalama %10 artırmak sizin için uygun olacaktır.

2. Sarfettiğiniz Efor Seviyesi Hakkında Bilgi Sahibi Olmamak.

Koşu boyunca kalbinizin göğüs kafesinin dışına çıkmaya çalıştığını çiğerlerinizin oksijen için yalvardığını hissediyor olabilirsiniz. Bu his normal bir his olsa bile bunu koşu boyunca hissetmeniz normal DEĞİL. Bu durumu yaşayan vücudunuz sizlere şunu anlatmaya çalışıyor. Koşu boyunca maksimum efor sarfederek koştunuz.

Kış mevisimi gibi soğuk havalarda koşmanın püf noktalarında birisi koşuya ısınarak başlamaktır. Koşunun ilk dakikalarından itibaren var gücünüzle koşmak veya koşu boyunca nefes alışveriş hızınızı artırmayacak bir tempoyla koşmak sizin fitnes seviyenize yarar sağlamaz. Bu yüzden sarfettiğiniz efor seviyesini bilmeniz önemli bir etkendir.

Bunu yapabilmenin en kolay yolu bir nabız ölçer cihaza sahip olmaktır. Bu sayede maksimum kalp atış ritminizi öğrenerek koşularınızı bu rakam üzerine planlayabilirsiniz. Örneğin maksimum kalp ritminiz 190 ise koşunuzun ilk on dakikasını 120 nabız ortalaması ile geçirebilir sonraki dakikalarda eforunuzu artırarak koşunuzu tamamlayabilirsiniz. Bu sayede koşuda sarfettiğiniz efor seviyesini hesaplama imkanı bulursunuz.

3. Uygun Koşu Ayakkabısı veya Alternatif Ayakkabı Sahibi Olmamak.

Kış sezonuna uygun ayakkabınız veya yedek ayakkabınızın olmaması. Bu durum hava şartlarından dolayı düşerek kendinizi sakatlamanız veya ıslanan ayakkabılarınız yüzünden bir sonraki gün koşamamanız olarak örneklendirilebilir. Bunun önüne geçmek için sizlere tavsiyemiz yol tutuşu fazla olan bir ayakkabı edinmek ve bunun bir yedeğini bulundurmak olabilir. Patika koşuları için satılan trail koşu ayakkabıları daha dişli bir taban yapısı ile bunu size basitçe sağlayabilir. Türü ne olursa olsun ayak yapınıza uygun bir ayakkabı almanız ayakta oluşabilecek ağrı veya sakatlıkların büyük oranda önüne geçebileceğini unutmayın.

4. Limitleri Zorlamayı Denememek.

Daima limitinizde koşmanın size bir faydası olmayacağından bahsettik. Hiç bir zaman limitinize ulaşmamanız da koşu fitnes seviyeniz için ideal bir durum değildir. Soğuk havada koşmak motivasyon için zorlayıcı bir durumdur. Bu durumda insan vücudu ister istemez rahat bölgesinde ve rahat temposunda kalmayı hedefler. Bu hissi yıkmak zor olabilir. Zihinsel olarak rahatsız olmaya alışarak rahat olmaya çabalamaktır aslında bu. Daima rahat bir şekilde koşarak geçirdiğiniz 3 aylık kış sezonu vücudunuzu sadece rahat koşmaya alıştırmaktan öteye gidemez. Normal temponuzdan biraz yukarıya çıkmak bile size çok zor gelen bir durum haline gelebilir.

Bu algıyı yıkmak için haftanın belirli günlerinde kendinizi zorlayabilirsiniz. Veya belirli aralıklarla koşu antrenmanınızı yavaş-hızlı tempo kombinasyonları ile birlikte gerçekleştirmek daha iyi sonuçlar verecektir.

5. Uygunsuz Kıyafet Seçimi.

Soğuk havada koşmak için kıyafet seçiminizi yanlış yapmak çok rahatsiz bir koşu süreci ile sonuçlanacaktır. Hava soğuk olduğu için kat kat soğan gibi giyinmek veya kalın ağırlık yapacak kabanlar giymek yapılan en yaygın hatalardandır. Vücudunuzu bir araba gibi düşünün. Hareket etmeden önce ısınması motorun sağlığı için önemlidir. Fakat motorun fazla ısınması hararet ile sonuçlanacak ve motor komponentleri için zararlı bir durum oluşturacaktır.

Aynı şekilde vücut için de ısınmak önemlidir. Aşırı ısınmak vücudu bunaltarak koşunuzu sonlandırmanıza sebebiyet verecektir. Bu yüzden hava sanki 7 derece daha sıcakmış gibi giyinmeniz ve kıyafetlerinizde ter tutmayanları tercih etmeniz sizler için daha iyi olacaktır.

6. Soğukta Koşuya Çok Hızlı Başlamak.

Bir önceki maddemizdeki bilgiler ışığında soğuk ve rüzgar demişken sakın hızlıca koşmaya başlamayın. Bedeninize ısınmanız için zaman tanıyın ve başlangıçtaki temponuzu iyi ayarlayın. Hedefiniz ne olursa olsun 30 saniye normal temponuzdan yavaş koşmanız veya ısınma turu atmanız vücudunuzu ısınızı sabit tutmanız için bir düzene sokacaktır.

7. Dışarıda Koşmamak.

Rüzgarda, yağmurda ve karda koşmak sizi zihinsel olarak güçlendirir. Nitekim kötü hava diye bir şey yoktur sadece kötü ekipmanlar vardır.(Tabi fırtınalar ve hortum gibi afetleri saymazsak) Zorlu hava koşullarında koşmak bana en önemli şeyi öğretti, kafamızdaki engelleri.(mentally) Bu koşular, özellikle yarışmak isteyen kişilere büyük avantaj sağlıyor ve yazın koşmanın ne kadar kolay olduğunu hatırlatıyor. Gerekli ekipmanlarınızı aldığınız sürece koşmamanız için pek bir sebep kalmıyor.

Facebook ile yorum yapın.

Halil Cin Yazar:

Kütahya doğumlu, bisiklet, dağcılık, gezi, tur, koşu, kamp tutkunu, doğa hastası birisi.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.